12 Haziran 2010 Cumartesi

Vasiyetimdir...

   Vasiyetimdir... Ölünce ben, tüm sevdiklerim, dostlarım ailem gelsin cenazeme. Bütün o uzak yolları tepip işlerini bırakıp gelsinler! Fiyakalı ve kalabalık bi cenaze töreni olsun diye değil bu isteğim. Son kez yanımda olsunlar ama daha da önemlisi bir araya gelmiş olsunlar. Uğurladıktan sonra beni, oturup şöyle büyük bi masanın etrafında yiyip içip beni ansınlar. Anılar anlatılsın, bol kahkahalı anılar ama! Gülsünler, bu kez bensiz gülsünler ama bu vesileyle birbirlerinin etrafında olabilmenin keyfini tadsınlar.
   Hayatlarımızla o kadar meşgulüz ki birbirimize ayıracak vaktimiz yok çoğu zaman. Var mı sevdiklerinle toplanıp bol kahkahalı sohbetler etmekten daha güzeli? İşte ben öleceksem eğer, şu hayatta fazla bişey bırakamadıysam da, giderken sevdiklerime bari bu kıyağı yapabileyim istiyorum... Belki benim de hayata geliş amacım budur ve gidişimin hayrı da bu olur, ne dersiniz?

30 Mayıs 2010 Pazar

19 Mayıs 2010 Çarşamba

Amip

Hızla devam ediyorum bölünerek çoğalmaya! Amip gibiyim. Dağıldıkca dağılıyorum. Eşyalarımı toparlamak her geçen gün daha da zorlaşıyor. Evim var artık. Kalmasam da içinde eşya olmasa da o ev benim evimdir. Amma velakin dört gözle sahip olmayı beklediğim bu ev, eşyalarımınla kavuşmama vesile olacağına, bölünmelerime  katkıda bulundu.
Fotoğraf makinamı bırakmışım yeni evde, ve bu yüzden dün geceki tango şenliğinden güzel güzel fotoğraflar çekemedim :( Bu son bölünmeyle beraber kaç farklı mekana yayılmış bulunuyorum? 5 farklı ev 3 farklı şehir. Breh breh breh!
Acaba kahramanımız limon ne zaman toparlanabilecek? 5 farklı mekana dağılmış eşyaları yeniden biraraya gelebilecek mi? Bunlar önemli sorular...Merakla bekliyoruz...

17 Mayıs 2010 Pazartesi

ımmm şey.....

Biliyorum bi heves başladım yine, yine ihmal ettim, yine tembellik yaptım.
Ama merak etmeyin yepyeni gelişmelerle döneceğim, pek yakında...

29 Mart 2010 Pazartesi

Mine Vaganti


Çok keyifli bir Ferzan Özpetek filmi. Cahil Periler'in yanına koyabileceğim bir film benim için. Ve defalarca seyredebileceğim filmler arasına girdi.
Filmden çıktıktan sonra elinizde kalabilecek bir kaç şey mi sıralasak?
Mesela;
 * Puglia bölgesinin o muhteşem "nida"larınyla tanışacaksınız.
(bknz: heiii! houww! ehh!)
Bari'li, Lecce'li teyzelere amcalara selam olsun!
* Güney İtalya'nın o güzelim dar taş sokaklarında gezeceksiniz. 
* Gaylere değil homofobiklere güleceksiniz.
* Hayatınızı kendi seçimleriniz üzerinden mi yaşadığınızı, yoksa mecburiyetlerinize mi tutunup kaldığınızı düşüneceksiniz.
* Özgürce hata yapıp yapmadığınızı ve bunun hayatınıza katabileceklerini sorgulayacaksınız.
* İşinizi ve mecburiyetlerinizi bırakıp çantanızı toplayıp gitmek isteyebilirsiniz, aman dikkat!
                                                             * Sonların her zaman ya mutlu son ya da hüzün'den ibaret olmadığını; arada kalmış, keyifli bir sonunda mümkün olduğunu göreceksiniz.

Bir de her F. Özpetek filmindeki gibi cok güzel müzikler dinleyeceksiniz.


    

26 Mart 2010 Cuma

Göz alışır, gönül katlanır

Uzun süredir farkettiğim bir şey var. Göz çabucak alışıyor her şeye. Zamanla rutine devriliyor her şey ve köreliyor algılarımız, hislerimiz. En heyecan duyduğumuz şeyler, en özlediğimiz insanlar... Bi'gün farkediyoruz ki alışmış gözümüz görmeye/görememeye. Git gide flulaşıvermiş hayatımızdakiler...

Her sabah gelip oturduğum masadan kız kulesini görmek gülümsetir beni,çalışırken arada kafamı kaldırıp ona göz kırparım, onun da gözü bendedir sanki.Ama farkettim ki bakışmıyoruz artık. Gözüm onu da flulaştırdı.  Onunla beraber İstanbul'a ait öteki bazı sahneler de flulaştı. Ne yazık... Belki de bu ilk şoktur diye avutasım var kendimi. Yıllardır gözüm üstünde bu şehrin. Şimdi tam kabul ettirmişken kendimi ona, görmezlikten gelmek istemem. O bana bi'şey vadetmediyse de ben ona çok sözler verdim. Buna pişman olsun istemem. (Gerçi kimi umursar ki İstanbul?)

İnsanın çevreyle kurabildiği bir "ilişki" var bence. (zaten hocalarımız der ki; şehir yaşayan bir organizmadır) Nasıl beraber olmamız gereken bize uygun bir erkek/kadın varsa yeryüzünde (vardır umarım:) yaşamamız gereken çevreler de var. Şehirler. Her insana değil belki ama, yaşadığı çevreyle ilişki yaşadığını düşünen her insan için uygun bir şehir var. Çoğuldur belki, bilmiyorum. Gerçi insan nereye koysan yaşar, uyum sağlar, ona göre şekillenir bile. Ama anlatmak istediğim... özünde kim olduğumuz, nasıl olduğumuz ve ne olmak istediğimiz ve bunlara karşılık gelen "O" yer. Bi kriteri yok, bi seçim şekli de. Biraz durup dinlerseniz farkedersiniz. Belki de şehrinizle karşılaşmamışsınızdır daha?

Ha bir de gölümüzün flulaştırdıkları var değil mi...O çok fena. Sevdiklerimizin varlığına da yokluğuna da alışıyoruz malesef. Yanımızdakinin hissettirdiklerini, hayatımızdaki yerini kaybedince anlıyoruz, gidenlerinkini ise başkasında görünce...Anneleri, babaları, kardeşleri, dostları, sevgiliyi...
Çok fena çok.

24 Mart 2010 Çarşamba

Bir anlıktır herşey.

Karar vermeyi beklememek lazımmış.
Hani, hayatta alırız ya birsürü karar.Pazartesi rejime başlıyorum!Tamam kesin yarın 3Dmax çalışmaya başlicam!Evet evet artık msnde vakit kaybetmek yok,kitap okunacak!Artık bi daha asla asla aramicam onu!Bahar gelsin spora da başlarım zaten!....vs vs.....
Ben böyle bi insanım en azından.Bir çok karar alıp pek azını hayata geçirebilen ve neredeyse hiçbirini hayatta tutmayı başaramamış bi insan...bunu yeni mi farkettim?Haaaaayır.Belirli periodlarla yüzüme vururum bu iradesizliğimi.Sonuçta da kararların en büyüğü çıkar: "Evet bugunden itibaren artık supersonik iradeli ve idealist ve kararlı bi insan olucam." E tabi o aldığı ufacık kararları bile hayra bağlayamamış iradesiz tavuk nasıl ola ki bu büyük kararı gerçekleştire a dostlar?
O yüzdendir ki artık değişime iradeye takılmamaya karar verdim.Ve aklıma ne yapmak geliyorsa,o an harekete geçirmeye!uzun süredir bir şey yapmayı mı planlıyorsun? Hemen yap!Gün geçmesin üstünden!

2gündür başladım bunu yapmaya:) 2de2!
dün tangoya başlamak için yıllardır atamadığım adımı attım,bugunse aylardır oluşturamadığım bloga basladım.
bakın meyvesini verdi de bir sürü şey yazdım bile:)

hadi hoşbuldum!!!
 
Limon İstanbul'dan Bildiriyor - Free Blogger Templates, Free Wordpress Themes - by Templates para novo blogger HD TV Watch Shows Online. Unblock through myspace proxy unblock, Songs by Christian Guitar Chords